TÜSİAD başkanlarına kamu davası açıldı!
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras hakkında, "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla iddianame hazırlandı ve kamu davası açıldı.
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras hakkında, "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla iddianame hazırlandı ve kamu davası açıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, TÜSİAD’ın 13 Şubat 2025’teki Genel Kurul toplantısında yapılan konuşmalardan sonra başlamıştı.
İşte davanın geçmişi ve detayları:
Soruşturmanın Başlangıcı ve Suçlamalar
TÜSİAD’ın 13 Şubat 2025’te gerçekleştirdiği Genel Kurul’da, Orhan Turan ve Ömer Aras’ın hükümet politikalarını eleştiren konuşmaları tepki çekmişti. Ömer Aras, kayyum atamaları, gazeteci tutuklamaları ve ihmalle anılan felaketlerden bahsederek “toplumda güven sarsılıyor” demiş; Orhan Turan ise hukukun üstünlüğü ve ekonomi politikalarına dair sert eleştiriler yöneltmişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu konuşmaları “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlarına dayanak göstererek soruşturma başlatmıştı.
19 Şubat 2025’te polis eşliğinde ifadeye çağrılan Turan ve Aras, savcılık sorgularının ardından “yurt dışına çıkış yasağı” ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Savcılık, konuşmalarda “gerçeğe aykırı, kamu barışını bozmaya elverişli ve yargıyı yönlendirme içerikli” ifadeler kullanıldığını iddia etmişti.
İddianamenin Detayları
Mart 2025’te tamamlanan iddianamede, Turan ve Aras’ın 13 Şubat’taki konuşmalarında “halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla” gerçeğe aykırı bilgiler yaydığı savunuluyor. İddianameye göre, şüphelilerin ifadeleri “Türkiye’nin iç ve dış güvenliği ile kamu düzenini tehdit edecek” nitelikte bulundu. Suçlamalar, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 217/A maddesine dayandırıldı; bu madde, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenliyor ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
İddianamede, konuşmalardaki bazı örnekler somut delil olarak sunuldu: Aras’ın Soma, İliç ve deprem felaketlerine dair “denetimsizlik” vurgusu ile Turan’ın “hukukun üstünlüğü olmadan sorunlar çözülemez” ifadesi, “dezenformasyon” olarak nitelendirildi.
TÜSİAD’dan ve Siyasetten Tepkiler
Dava haberi, iş dünyası ve muhalefet cephesinde yankı uyandırdı. TÜSİAD, henüz resmi bir açıklama yapmazken, kulislerde bu davanın “ifade özgürlüğüne darbe” olarak görüldüğü konuşuluyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, X platformunda “İktidar, eleştiriye tahammül edemiyor. İş insanları da susturulmak isteniyor” diyerek tepki gösterdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise “Yargı, suç teşkil eden ifadeleri değerlendirir. Kimse hukukun üstünde değil” açıklamasıyla süreci savundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şubat ayındaki AK Parti Grup Toplantısı’nda TÜSİAD’ı “provokasyonla” suçlamış ve “Haddinizi bileceksiniz” demişti. Bu dava, Erdoğan’ın o açıklamalarının bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Yargılama Süreci Ne Olacak?
İddianamenin İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle, Turan ve Aras önümüzdeki haftalarda hakim karşısına çıkacak.
Davada, yurt dışına çıkış yasağı devam ederken, sanıkların savunmalarında konuşmalarının “ekonomik ve toplumsal sorunlara dikkat çekme” amacı taşıdığını vurgulaması bekleniyor.