Borsayı bankacılık hisseleri yükseltecek! Şubat enflasyonu nisanda da faiz indirimini garantiledi
Borsa İstanbul, dün şubat ayı enflasyon verisinde yaşanan beklentinin üzerinde düşüş yaşamasıyla uzun süredir beklenen yükselişi yakaladı. TÜFE’nin tahmin edilenden çok daha pozitif bir tablo çizmesi (beklenti yüzde 3- gerçekleşen yüzde 2.27) özellikle para politikasına dair iyimser bir beklenti yarattı. İşte detaylar...

Enflasyonun beklentilerin altında artış kaydetmesi ile TL ve TL cinsi varlıklar değer kazanırken, en büyük hareket ise bankacılık endeksinde yaşandı. En az 250 baz puanlık faiz indirim beklentisini 6 Mart olağan toplantısında garantilendi. Ayrıca bu veriler, Merkez Bankası’nın 17 Nisan’da yapacağı olağan toplantısında da faiz indirimi yapmasını kesinleştirdi. Bu nedenle de Borsa İstanbul Bankacılık endeksi -faiz indirim beklentisinin de desteğiyle- bir ara %8,5 primli seyretmesinin ardından günü %6,4 artışla tamamladı.
Kıbrıs İktisat Bankası Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu, “Bir bankacı olarak hatta Hazine’nin başındaki kişi olarak, faiz indirimlerinin bankacılık sektörüne yarayacağını çok net bir şekilde söyleyebilirim. Kredilerin uzun, mevduatların ise kısa vadeli olması nedeniyle, bilançonun pasif tarafı hızlı bir şekilde yeni fiyatlamalara adapte olarak kârlılığı da artırıcı bir unsur teşkil ediyor” dedi.
Yabancı girişleri hızlanacak
Dolar-TL kuru güne başladığı 36,55 seviyelerine nazaran 36,40’lı seviyelere gerileyerek olumlu ayrışırken, tahvil faizleri de bir miktar geriledi. Havanın olumluya dönmesi ile yabancı girişlerini yeniden başlayacağını, TCMB’nin ise geçen haftalarda dedikodu mekanizmasının alevlenmesi ile tetiklenen yabancı çıkışlarına paralel kaybettiği 10 milyar dolar rezervi yerine koyma fırsatı yakalayacağı bekleniyor.
Dün enflasyon verisinin yanı sıra, büyümenin öncü göstergesi olan İSO Türkiye imalat sanayi PMI endeksi Şubat ayında bir önceki aya göre sınırlı oranda yükselse de, büyüme ile daralmanın ayrıştığı eşik değer olan 50'nin altında 48,3 değerini alarak daralma bölgesinde kalmaya devam etti. Daha da büyük resimde, onbir aydır daralmanın devam ettiği görülüyor. Verinin alt kalemlerinde, sektörel bazda gıda dışında kalan diğer tüm sektörlerde daralma yaşandı.
TÜİK verilerine göre, Şubat ayında enflasyon giyim (%5,05 düştü) ve sağlık grubundaki (%4,4 düştü) fiyat düşüşleri öncülüğünde aylık bazda %2,27 ile %3,0 olan beklentinin gerisinde artış kaydetti. Bu gerçekleşme ile dokuz aydır gerileyen yıllık enflasyon %39,05 seviyesine indi. Kamu sağlık kurumlarında hasta katılım payı tutarlarının düşürülmesinin ardından enflasyon beklentileri aşağı yönde revize edilse de, gerçekleşmenin tüm beklentilerden daha da iyi sonuçlanması ile TL ve TL cinsi varlıklar olumlu etkilendi.
Şubat ayında aylık bazda eğitim %9,92 artış ile yıllık bazda da %94,9 ile en çok artış gösteren ana kalem oldu. Konut yani barınma gideri %4,58 artışla aylık bazda en çok artış kaydeden ikinci ana harcama grubu olurken, yıllık bazda da %70,81 ile ikinci sıraya yerleşti.
Kiralar düşmeden enflasyon çözülmez
Enflasyon verileri, bir kez daha, faiz silahı ile barınma krizinin ıslah edilmeyeceğini çok açık bir şekilde göstermiş oldu. Hastalığı yönelik teşhis hatalı ise, tedavi yöntemi de maalesef hatalı oluyor. Çalışanın en büyük sorununun geçinememenin yanı sıra kira ödemesinde yaşadığı zorluk olduğundan hareketle, hastalığın tedavisini faizde aramak yerine, konut arzını artırarak ucuz konutlar inşa edip, kiraları düşürmekten geçtiğini, bunun için de yapısal reform gerektiğinin altını bir kez daha çizmek gerekiyor.