Gülistan Doku dosyasında FBI ifadesi ortaya çıktı! Umut Altaş itiraf etti: Vali'nin oğlu vurdu, cesedi bagaja taşıdık!
Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında, ABD'de yakalanan firari şüpheli Umut Altaş'ın FBI tarafından alınan 34 sayfalık ifadesi Türkiye'ye ulaştı. Altaş sorgusunda, Doku'nun araç içerisinde Mustafa Türkay Sonel tarafından vurulduğunu, cesedin bagaja taşındığını ve olay yerinde bizzat bulunduğunu itiraf ederken, cinayetin ardından örtbas girişimlerinde bulunulduğunu ileri sürdü.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında, dosyanın seyrini değiştirecek kritik bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD'den iadesi istenen firari şüpheli Umut Altaş, Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi tarafından iki gün boyunca sorgulandı. Adalet Bakanlığı aracılığıyla Türk adli mercilerine ulaştırılan 34 sayfalık FD-302 soruşturma raporu, dehşet verici iddiaları ortaya koydu.
109 SORULUK SORGUDAN ÇIKAN CİNAYET İTİRAFI
Türk makamlarınca hazırlanan 109 soruluk soru seti kapsamında sorgulanan Umut Altaş, 5 Ocak 2020 günü yaşananlara ilişkin şu iddialarda bulundu:
Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı BMW marka aracın ön koltuğunda kendisinin, arka koltukta ise Gülistan Doku’nun bulunduğunu belirtti. Doku'nun "Beni rahat bırakın" diyerek çığlık atması üzerine Sonel'in torpido gözünden çıkardığı Türk bayrağı işlemeli siyah tabancayla Doku'yu vurduğunu öne sürdü.

Silah sesinin ardından Sonel'in tehdidiyle cesedi birlikte aracın bagajına taşıdıklarını savundu.
FBI ajanlarının 91'inci sorudaki "Cinayet sırasında olay yerinde miydiniz?" sorusuna Altaş, "Hepsine evet" yanıtını vererek olay anında bizzat orada bulunduğunu doğruladı.
"BABAM BU İŞİ HALLEDECEK" VE ÖRTBAS İDDİALARI
FBI tutanağına yansıyan ifadelerde, olayın ardından dönemin yetkilileri ve koruma polislerinin devreye sokulduğu ileri sürüldü:
Altaş, cesedin bagaja konulmasının ardından Sonel'in dönemin valisinin koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nu aradığını ve görüşme sonrası kendisine "Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak" dediğini iddia etti.
Olayın ardından aynı araçla viyadük bölgesine dönüldüğünü kabul eden Altaş, Sonel'in kendisini "Kameralar kayıt yapmayacak" diyerek teselli ettiğini ve bölgede kamera olup olmadığını kontrol ettiklerini söyledi.
Doku'nun cansız bedeninin Pertek istikametine doğru yaklaşık 30 dakikalık mesafede, yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini öne sürdü.
BAZ VE PTS KAYITLARI ÇELİŞKİLERİ ORTAYA ÇIKARDI
Soruşturma dosyasında yer alan daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri de FBI sorgusunda Altaş’ın önüne konuldu.
5 Ocak 2020 saat 22.08-22.37 arasında Umut Altaş, Mustafa Türkay Sonel ve Şükrü Eroğlu’nun Sarısaltuk Viyadüğü civarında aynı anda sinyal verdiği belgelendi.
PTS verilerine göre Sonel'in BMW aracıyla saat 22.17'de Elazığ yönüne çıktığı, 22.30'da ise yanında Umut Altaş ile Tunceli yönüne geri döndüğü tespit edildi.
DİJİTAL VE MESAJ DELİLLERİ: "BENİ SUSTURAN SENDİN"
FBI dosyasında şüphelinin geçmiş beyanları ve telefon incelemeleri de yer aldı.
Babası Celal Altaş'ın telefon incelemesinde tespit edilen "Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin" mesajını kabul eden Altaş, ABD'ye kaçış sürecinde babasının Meksika sınırındaki insan kaçakçılarına 10 bin dolar ödediğini itiraf etti.
Altaş, Sonel'in kendisine WhatsApp üzerinden tek seferlik bir ceset parçası videosu gönderdiğini ve eski işverenine anlattığı Gülistan Doku'nun hamile kalıp kürtaj yaptırmak istemediği yönündeki beyanların kendisine ait olduğunu doğruladı.
Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları, FBI tutanağındaki beyanların HTS kayıtları, dijital materyaller ve adli delillerle örtüşmesini sağlamak üzere çok yönlü incelemelerini sürdürüyor.
Yorumlar